Altan Öymen bugünleri görse ne derdi? Vefatının birinci yılında kabrindeki törende bu soru vardı

Img

Eski CHP Genel Başkanı, gazeteci ve yazar Altan Öymen, aramızdan ayrılışının birinci yılında Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Törene; CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcıları, Büyükşehir ve İlçe Belediye Başkanları, İstanbul İl Başkanı, parti yöneticileri, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) temsilcileri, gazeteci meslektaşları, dostları ve Öymen ailesi katıldı.

Anma programı, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

“BUGÜNLERİ GÖRMEDİ… BÜTÜN BU OLAN BİTENLERE NE DERDİ?”

Törende ilk sözü alan Altan Öymen’in kızı Aslı Öymen, katılımcılara teşekkür ederek başladığı konuşmasında babasının yokluğunu her gün derinden hissettiğini belirtti. Aslı Öymen, babasının kendisine kattığı değerleri şu sözlerle anlattı:

“Babam Altan Öymen’i bir yıl önce kaybettik. Acısı hâlâ çok taze. Bıraktığı boşluk da çok büyük. Bu boşluğu ben her gün hissediyorum. Babam bana çok şey öğretti. Dans etmeyi de o öğretti, aruz veznini de o öğretti, Almanca çekimleri de o öğretti. Dünya bakışını, cumhuriyet ve demokrasi sevgisini de, insan sevgisini, saygısını ve dürüst olmayı da o öğretti. Boşluğunu çok hissediyorum. Sınıfta kaldığımda ilk ona gittim, ilk yazılarımı ona gösterdim. Memleket meselelerinde aradığım ilk kişi hep o oldu.”

Babasını kaybetmesinin üzerinden geçen bir yılda memleket meselelerinde hiçbir eksilme olmadığını vurgulayan Aslı Öymen, sözlerine şöyle devam etti:

“Onu her gün, hatta günde birkaç kere arama ihtiyacı hissediyorum artık. Hissettim bu koca yıl ve bundan sonra da hissediyorum. Ya o beni arardı ‘Duydun mu?’ derdi bir şey olduğunda, ya da ben onu arardım ‘Baba ne oluyor?’ derdim. Günlük böyle konuşmalarımız olurdu. Şimdi bilmiyorum, bütün bu olan bitenlere ne derdi. Sanıyorum olan bitene çok üzülürdü. Bilgisiyle, tecrübesiyle, memleket aşkıyla, demokrasiye ve adalete inancıyla bu günleri görmedi. İyi ki görmedi diyeceğim, yoksa çok çok üzülürdü.”

GAZETECİLİĞİN EN ZOR ZAMANLARINDA BİR DEMOKRASİ SAVUNUCUSU

Törende Türkiye Gazeteciler Cemiyeti adına yapılan konuşmada, Altan Öymen’in Türk basını için taşıdığı önem vurgulandı. Mesleğine ve ömrüne demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve basın özgürlüğünü sığdıran Öymen’in, hiçbir zaman ödün vermemiş örnek bir aydın olduğu belirtildi.

TGC temsilcisi, gazetecilik mesleğinin içinden geçtiği zorlu sürece dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Bugün yalnızca değerli bir gazeteciyi değil, mesleğine, ömrüne demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve basın özgürlüğü inancından hiçbir zaman ödün vermemiş, örnek bir aydını anmak üzere bir aradayız. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti adına Altan Öymen’i sevgi ve minnetle anıyoruz. Gazetecilik gerçeğin peşinde sabırla yürümeyi gerektiren zor bir meslektir. Altan Öymen bu yolculuğu yaşamı boyunca büyük bir titizlikle sürdürdü. Haberin doğruluğunu her zaman öncelik saydı. Kalemini kişisel çıkarlar değil, kamu yararı için kullandı. Gazeteciliğin güvenilirliğinin ancak etik değerlere bağlı kalarak korunabileceğini yaşayarak gösterdi. Onun meslek yaşamı, Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık eden bir hafızadır. Siyasi yaşamın içinde de yer aldı ancak hangi görevde bulunursa bulunsun düşünce ve ifade özgürlüğünün, çoğulcu demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün savunucusu olmaya devam etti. Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği bir toplumun güçlü demokrasinin vazgeçilmez bir koşulu olduğuna yürekten inanıyordu. Altan Öymen yalnızca haber yazan bir gazeteci değildi; aynı zamanda araştıran, sorgulayan, belgeye dayanan, tarih bilinciyle yazan ve gelecek kuşaklara önemli eserler bırakan bir yazardı. Kitapları ve yazıları yalnızca yaşanan olayları anlatmadı, o olayların nedenlerini ve sonuçlarını anlamamızı da sağladı. Bugün Türkiye’de gazetecilik tarihinin en zor zamanlarından birini yaşıyor. Ekonomik güçlüklerden hukuki güçlüklere, her gün gözaltı ve tutukluluklarla yürüyen zor bir yoldayız gazeteciler olarak. Böylesi dönemlerde Altan Öymen’in bıraktığı mesleki miras da daha da büyük önem kazanıyor.”

ÜÇ BÜYÜK AİLENİN KESİŞİM NOKTASI VE KIBRIS ANISI

Törende son konuşmayı yapan CHP Lideri Özgür Özel, Altan Öymen’i “üç büyük ailenin kesişim noktası” olarak tanımladı. Özel, Öymen’in hem kendi ailesinin, hem Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin, hem de basın camiasının ortak değeri olduğunu vurguladı.

Özel, Altan Öymen’in vefat ettiği günlerdeki zorluklara değinerek, “Bir çınarı kaybettik. Gölgesinde duruyorduk ve soruyorduk, akıl alıyorduk, fikir alıyorduk. Böyle kıymetli insanların sadece gazeteci olarak değil, yurttaş olarak da ülkeye büyük katkıları vardı. Genel başkanımızdı, gazeteciydi, abiydi, yol arkadaşıydı” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, Altan Öymen ile olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yılı anmalarındaki bir anısını da tören katılımcılarıyla paylaştı:

“Onun o bizim zor zamanlarımızda otobüsün üstüne çıkmasını hatırlıyorum. Genel başkanımın ‘İsterseniz siz oturun veya aşağıda durun’ dediğinde, ‘Daha benim yapacak çok işim var, yolumuz çok uzun, çok iş yapacağız’ dediği cümleleri hatırlıyorum. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yılında, 20 Temmuz 2024’te onunla birlikte Kıbrıs’ta olmak ve o günleri ondan dinlemek, bütün törenlere birlikte iştirak etmek hastalığına rağmen çok önemliydi. O sıcağın altında, nasıl o 50. yılda davetimize icabet etti ve her aşamasında bizimle birlikte oldu… Bir o Kıbrıs’ın 48 derece sıcağındaki duruşunu unutmam, bir de hepimizin en çok ihtiyaç olduğu zamanda, Saraçhane’de o otobüsün üstünde 1,5 saat o soğukta dimdik ayakta duruşunu. Selamlamadan sonra aşağı davet ettiğimizde inmemesini, konuşurken bir sandalye getirilmeye çalışıldığında da ‘Genel Başkan konuşurken oturulmaz, ayakta dinlenir’ deyişini, esprilerini, sıcaklığını, parti disiplini deyip o sıraya uymaya çalışmasını asla unutmayacağız.”

Özel, konuşmasını Öymen’in iyimserliğine vurgu yaparak tamamladı:

“Şartlar ne kadar kötü olursa olsun, hep bir çıkış yolu bulunacağına, bu zor günlerin aşılacağına, bir şekilde kendi deyimiyle hep güneşin doğacağına, dünyanın iç karanlıkta kalmadığı gibi her sabah doğan güneşle ve kötülüğün hiç kazanmadığı gibi iyilerin kazanacağına inanırdı. O inancı taşıyoruz.”

Anma programı, yapılan konuşmaların ardından katılımcıların Öymen’in kabrine karanfil bırakması ve taziyelerin kabulüyle sona erdi.

yok

Author: Onur Çelik