Bitlis’in verimli arazilerinde yetiştirilen kuru fasulye, hem çiftçiler hem de bölge ekonomisi için önemli bir kazanç kaynağı oluyor. Özellikle Ahlat ilçesinde yoğunlaşan üretim, Bitlis’i tohumluk kuru fasulye konusunda Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri haline getiriyor. Ahlat’ın yanı sıra Tatvan ve Adilcevaz ilçelerinde üretilen yemeklik kuru fasulyeler, ülkenin dört bir yanına ve yurt dışındaki piyasalara ulaştırılmakta. Bölgede kurulan paketleme ve işleme tesisleri ile birlikte kuru fasulye üretimi, Bitlis’te büyük bir tarımsal sektör halini almış durumda. Üretimin yanı sıra istihdam ve lojistik alanlarında da bölge ekonomisine katkı sağlayan bu sektör, sözleşmeli üretim modeliyle çevre illerdeki çiftçileri de kapsayan geniş bir ağ oluşturmuştur.

Türkiye’deki sertifikalı kuru fasulye tohumunun yüzde 65’ini ürettiklerini belirten Örkenler Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Örken, Bitlis’in tohumluk üretimindeki öncülüğüne ve bölgedeki sektörün gelişimine dair açıklamalarda bulundu. Bakliyat ve özellikle kuru fasulye üzerine yoğunlaştıklarını ifade eden Örken, bölgede fasulye üretimini 2013 yılından itibaren sektörel bir hale getirmek için çaba sarf ettiklerini aktardı.
Örken, yemeklik kuru fasulye üretiminde yıllık ortalama 30 bin tonla Türkiye’nin önde gelen beş ili arasında yer aldıklarını, tohumluk kuru fasulye üretiminde ise lider konumda bulunduklarını dile getirdi.

Türkiye’de kullanılan kuru fasulye tohumunun yüzde 65’ini yaklaşık 5-6 yıldır tek başlarına ürettiklerini kaydeden Örken, “Bakliyat ve tohum işi yapıyoruz. Bakliyat tesisimiz var. Özellikle kuru fasulye üzerinde faaliyet gösteriyoruz. Bölgedeki fasulye üretimini 2013 yılından itibaren bir sektör haline dönüştürdük. Şu anda yemeklik kuru fasulyede yaklaşık 30 bin tonluk üretimle Türkiye’nin ilk beş ili arasında bulunuyoruz. Fasulye tohumunda ise ülke genelinde birinciyiz. Yaklaşık 5-6 yıldır Türkiye’de kullanılan fasulye tohumunun yüzde 65’ini işletme olarak tek başımıza üretiyoruz. Bitlis’in yanı sıra çevre illerde de sözleşmeli üretim modeliyle çiftçilerimize hem tohumluk hem de yemeklik fasulye ürettiriyoruz. Tesisimizi kurmadan önce bu üretimi sektöre dönüştürmek için büyük emek harcadık. 2017 yılından itibaren tesisimizi kendi ilimizde kurarak faaliyetlerimize devam ettik. Böylece fasulye yetiştiriciliğini ilimizde kalıcı bir sektör haline getirmiş olduk. Türkiye’nin tüm illerine yemeklik kuru fasulye gönderiyoruz. Ayrıca Türkiye’de fasulye ekimi yapılan her yere kendi tarlalarımızda ürettiğimiz tohumları ulaştırıyoruz” şeklinde konuştu.

“Yüksek rakım, fasulyemize lezzet katıyor”
Bitlis’in coğrafi özelliklerinin kuru fasulye üretiminde önemli avantajlar sağladığını vurgulayan Örken, ürünlerin deniz seviyesinden yaklaşık bin 650 ile bin 800 metre yükseklikteki arazilerde yetiştiğini belirtti.

Fasulyenin aşırı sıcaklardan hoşlanmadığını belirten Örken, Bitlis’te yaz aylarında sıcaklığın genellikle 29-30 derece civarında seyretmesinin ürün kalitesini olumlu yönde etkilediğini ifade etti.
Örken, “İlimiz, Türkiye’deki fasulye ekimi yapılan 22 il arasında en yüksek rakıma sahip yerlerden biridir. Fasulyenin aşırı sıcak havayı sevmeyen bir bitki olduğunu biliyoruz. İlimizde yazın en sıcak dönemlerinde hava genellikle 29-30 derece civarında kalıyor; bu nedenle burada kaliteli ve lezzetli fasulyeler yetiştirildiğini söyleyebiliriz. Fasulyenin ekildiği arazilerimizin yüksekliği yaklaşık bin 650 ile bin 800 metre arasında değişiyor. Yüksek rakım sayesinde yetiştirdiğimiz fasulyeler ince kabuklu oluyor; kolay pişiyor ve kendine özgü lezzeti ile öne çıkıyor.” dedi.

“Bölge ekonomisine ve istihdama katkı sağlıyoruz”
Kuru fasulye üretiminin Bitlis’te önemli bir ekonomik faaliyet haline geldiğini vurgulayan Örken, bu sektörün istihdamın yanı sıra lojistik ve pazarlama alanlarında da bölgeyi desteklediğini ifade etti. Çevre illerdeki çiftçilerle sözleşmeli üretim modeli aracılığıyla çalıştıklarını belirten Örken, böylece geniş bir alana yayılan bir üretimin mümkün olduğunu aktardı; “Fasulye üretiminin ilimizde sektörel hale gelmesiyle birlikte istihdama büyük katkılar sağladık. Aynı zamanda lojistik alanında da önemli bir pazar oluşturduk.” dedi.

